SAĞLIK SEN'DEN DÖNER SERMAYE PROTESTOSU

Memur Sen'e bağlı Sağlık Sen Giresun Şubesi tarafından, döner sermaye yönetmeliği basın açıklamasıyla protesto edildi. Giresun Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını okuyan şube başkanı Kerim Süral, döner sermaye kurum içinde dağıtımında ek ödeme yönetmenliğinden kaynaklanan pek çok adaletsizliklerin ortaya çıktığını belirtti.

SAĞLIK SEN'DEN DÖNER SERMAYE PROTESTOSU

 

Sağlık Bakanlığı'nın ek ödeme yönetmeliğinde gerekli düzenlemenin yapılmasını istediklerini aktaran Süral, şöyle konuştu:

"Hastaneler döner sermayelerini, 13 yıldır neredeyse hiç değişmeyen fiyatlandırmaya göre dağıtmakta. Diğer taraftan döner sermaye kazancının üzerine aşırı yük binmektedir. Bunlardan diğer kurumlarda personele genel bütçeden tek bordro ile ek ödeme verilirken, sağlık çalışanına sabit ödeme altında verilen ek ödeme maaş hükmünde olmasına rağmen döner sermayeye aşırı yük getirdiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Hala artmayan ve sürekli yük getirilen ve tahakkuk miktarı bir türlü artmayan, aksine azalan döner sermaye kurum içinde dağıtımında da ek ödeme yönetmenliğinden kaynaklanan pek çok adaletsizlikleri ortaya çıkarmaktadır."

“SAĞLIK HİZMETLERİ BİR EKİP İŞİDİR”

Yamalı bohçaya dönen döner sermaye sistemindeki bazı çarpıklıkları dile getirdiklerini belirten Süral, “Sağlık Bakanlığında az çalışan çok gelir, çok çalışan az gelir alabilmektedir. Örneğin; Bir Beyin Cerrahi Uzman Tabip 90 bine yakın performans puanı yaparken 7000 ila 8000 TL arasında performansa dayalı ek ödeme alırken aynı bölümde Profesör, Doçent gibi akademisyenler az hasta muayene ve işlem yapmasına rağmen 11.000-12,000 TL daha çok gelir elde edebilmektedir. Bu ise döner sermayede adaletsizliğin en belirgin örneklerinden bir tanesidir. Sağlık hizmetleri bir ekip işidir.  Bu ekibin içinde profesörden hizmetlisine kadar herkes bir bütündür. Yalnızca bununla da sınırlı değil, hemşire, hekim, laborant, teknisyen, eğitim görevlisi kısacası sağlık çalışanlarının dağıtılan döner sermayeden elde edilen gelirlerine baktığımızda aralarında küçümsenemeyecek derecede farklılıklar, hatta uçurumlar vardır. Hele hele tavandan performansa dayalı ek ödeme yapan kurumlarda aynı işi yapan tıbbi sekreterle memur arasında önemli derecede fark vardır. Bu da adalet ilkesine aykırı bir durum teşkil etmektedir. Yukarıda birçok örnekleriyle zikrettiğimiz durum ek ödeme yönetmeliğinin çok ama çok adaletsiz olduğunu gözler önüne sermektedir” dedi.

Kerim Süral acil taleplerini ise şöyle sıraladı;

“SUT fiyatları acilen artırılmalıdır. Hazine hissesi %1 olarak ödenmeli ve dağıtılacak döner sermaye hesabında da bu şekilde hesap edilmelidir. Artık olmayan bir kurum olan SHÇEK’in, vergisi de kaldırılmalıdır. Merkez payı, %5’ten %1’e düşürülmelidir. Sabit ek ödemelerden dolayı dağıtılabilir tutarın üzerine çıkan tutarlar, dağıtılabilir tutar hesabında dikkate alınmamalıdır. Sözleşmeliden kadroya geçen personelin maaşları, döner sermaye bütçesinden ödenmemelidir. Diğer kamu kurumlarında olduğu gibi sabit ek ödemeler genel bütçeden ödenmeli ve gelir vergisinden muaf tutulmalıdır. Nöbet, fazla mesai, yolluk, mahkeme harcı, stajyer maaşları, mesleki mali sorumluluk sigortası gibi giderler, genel bütçeden ödenmelidir. Şehir hastanelerinin maliyetleri büyük ölçüde yıllara yayılmış bir şekilde döner sermaye bütçesine, altından kalkılması zor bir yük getirecektir. Bu hastanelere, ek bütçe desteği sağlanmalıdır. Büyük onarım, büyük yatırım ve altyapı maliyetleri genel bütçeden karşılanmalıdır. Bu önlemlerin hayata geçmesi, sağlıkta dönüşümde ikinci dönemin başarısı ve sağlık çalışanlarının tekrar mutlu edilebilmesi için şarttır.”

“SUT FİYATLARININ ARTIRILMASI EN BÜYÜK ARZUMUZDUR”

Sağlık Bakanlığı’ndan bir an önce başta adaletsiz ek ödeme yönetmeliğinde gerekli düzenlemenin sağlanmasını, özellikle memur ve hizmetlilerin tavan katsayılarının da artırılmasının sağlanmasını istiyoruz” diyen Süral şöyle konuştu;

“SGK tarafından yıllarca artırılmayan SUT fiyatlarının artırılması en büyük arzumuzdur.  Örneğin 6 yıl önce 1.5 TL’ye yapılan enjeksiyona ödenen miktar bugün yine 1.5 TL’dir. Bu yanlıştır. Haksızlıktır. Böyle giderse hastaneler ciddi anlamda zarar eder ve hatta aslında kamuoyunun fark etmediği ama bizim iliklerimize kadar yaşadığımız iflaslar olur. Sağlık çalışanları bu yönüyle de zarardadır. Sağlıkta dönüşümün ikinci fazına geçtiğimiz şu zamanlarda sağlıkta memnuniyette önemli derecede düşüşler vardır. Bu düşüşün sebeplerinden en önemlisi sağlık çalışanlarının yıpranmışlığı, tükenmişliğidir. İş yükü son derece artmıştır. Çeşitli sebeplerle işlerine son verilen, emekli olan personelin yerine aynı sayıda sağlık personeli alımı yapılmamıştır. Avrupa ülkelerinde 10 hemşirenin yaptığı işin bizde 3 hemşire ile gerçekleştirildiği bir vakıadır. Gelin siz bu hali ile bizden memnuniyet bekleyin. Bir an önce Vekil Ebe-Hemşire ve Kamu personeli olmayan aile sağlığı elemanları-ASP de ek ders karşılığı çalışan personellerin de bir an önce kadroya geçmeleri sağlanmalıdır.”

“CUMHURBAŞKANIMIZIN BİZE SÖZÜ VAR”

Süral açıklamasını şöyle tamamladı;

“Sözlerime son verirken sağlıkta memnuniyetin artırılması sağlık personelinin memnuniyetiyle aynı oranda olduğunu yeniden, tekraren hatırlatmak isterim. Bu vesile ile 2018 yılında yıpranma payının hayata geçmesinin de son derece elzem olduğunun altını çizmek isteriz. Eksiksiz, tüm çalışanlarımız için hem de geriye dönük olarak 5 yıla 1 yıl yıpranma payı hakkımızdır. Bu konuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere bir sözü var. Sağlık, Maliye ve Çalışma Bakanlarının bu sözün yerde kalmaması bürokratlarına talimat vermelerini, bürokratların da artık elim sendeciliği bırakmalarını ve çalışmalara son şeklini vererek gereğini yerine getirmesini bekliyoruz.”

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
YILMAZ VURAL GÖNDERİLDİ
YILMAZ VURAL GÖNDERİLDİ
YEŞİLAY HAFTASI ETKİNLİKLERLE KUTLANACAK
YEŞİLAY HAFTASI ETKİNLİKLERLE KUTLANACAK